Yaşantı → Bilinçlenme → Şüphe → Temellendirme → Tutarlılık → Mânâ
Felsefe bölümü, insanın düşünce dünyasını yalnızca kavramlar ve teoriler düzeyinde değil, onların dayandığı zemini sorgulamak için ele alır. Her soru, her şüphe ve her itiraz, zihnin varlığı nasıl kavradığını gösteren bir izdir. Bu izleri takip etmek, önce bilginin sınırlarını fark etmeye; ardından “Gerçek nedir?” ve “Varlık neye dayanır?” sorularının daha derin katmanlarına götürür. Çünkü insan, hazır cevaplarla yetindiği sürece düşünmez; şüphe ettiği anda düşünce başlar. Felsefe tam da bu noktada doğar: Şüphenin açtığı boşlukta, akıl kendi temellerini arar. Varlık hakikatine açılan kapı ise, sorgunun cesaretle sürdürüldüğü o eşikte belirir.