Varlık → Soru → İman → İdrak → Marifet → Mânâ
Teoloji, yalnızca Tanrı hakkında doktrinler üreten bir disiplin olmaktan çıkıp, insanın varlık karşısındaki sorusunu ciddiyetle taşıdığı bir tefekkür alanına dönüştüğünde, kalbi tahkim eden ve aklı derinleştiren bir idrak yoluna dönüşür.
Sadece kavramlarda kaldığında sistematik bir bilgi yığını olarak kalır; terimlerin, tanımların ve tartışmaların içinde dönen zihinsel bir faaliyet olur. Fakat insanı “Ben nereden geldim, niçin varım, nereye gidiyorum?” sorularıyla yüzleştirdiğinde, varlığın merkezine doğru bir yöneliş başlatır.
Varlık karşısında doğan soru hayrete dönüşür; hayret, arayışı doğurur; arayış, imanı bilinçle buluşturur. İman idrakle derinleştiğinde marifet olur; marifet ise insanın varoluşuna mânâ kazandırır.